| Alman
Hamamböceği |
Kalorifer
böceği olarak da bilinen bu böcek açık kahverenginde ve ön göğüs
bölgesinde iki koyu bant taşırlar. 10-12 mm boyundadır. Bu haşere türü
yumurta yöntemiyle ürer ve çoğalır. Hamamböcekleri içinde yumurta
bulunan kapsüller halinde ürerler. Her bir kapsül içinde 35-40 adet
yumurta bulunur. Bu böcekler yumurtalarını sırtlarında taşıyarak
gittikleri her yere yumurtalarını götürürler. 18 gün sonra yavrular
yumurtalarda çıkar. Yıl içerisinde 8-10 defa yumurtlayabilirler. Dişi
hamamböcekleri öldükleri anda bile yumurta bırakırlar.
Bu hamamböceği türü bulunduğu alandaki her şeyi yiyebilir. Her türlü
pisliği, mikrobu taşırlar ve bulaştırırlar. Evlerde ilk yerleşecekleri
mekanlar mutfak ve banyolardır. Karanlığı severler bu nedenle geceleri
ortaya çıkarlar. Nemli, sıcak ve pis yerlerden hoşlanırlar. Kazan
dairesi, depo bodrum altı gibi yerlerde yoğun olarak
bulunurlar.Genellikle gıda yerlerinde görülürler. Bu böcekler
gıda zehirleri, verem, hepatit, mantar hastalıkları gibi çeşitli
hastalıkların mikroplarını taşırlar ve bulaştırırlar.
|
 |
|
| Amerikan
Hamamböceği |
Ortalama 2-3 cm
uzunluğundadır. Kanatlı
kırmızımsı kahverenginde en büyük hamam böceği türüdür. Bu hamamböceği
türü insanların yediği yemediği her şeyi yiyebilme özelliğine
sahiptirler.15 ay ömürleri vardır. Nemli, sıcak ve pis mekanları
severler. Evlerde en çok mutfak ve banyolarda bu haşere türüne daha çok
rastlanır. Karanlığı severler.
Bu haşere türü çeşitli şekillerde yaşadığımız mekana girebilirler. Bir
hamamböceğinin yaşadığımız mekana girmesi yüzlercesinin girmesi
anlamındadır. Üreme sürekli devam eder ve kısa bir zaman sonra evimizi
istila ederler. Bu böcekler oldukça dirençlidirler. Bilinçsizce yapılan
bir ilaçlama bu böcekleri ortadan kaldırmaya yetmeyebilir. Bu haşerenin
bireysel mücadelesi oldukça zordur. Bireysel mücadele ve satın alınan
çeşitli ürünler ile yapılan kısmi mücadele başarılı olmadığı gibi zaman
ve ekonomik kayba da yol açar. Aynı zamanda bu süre zarfında üremeleri
de artar. Bu haşere türü ile etkin bir mücadele, uygun ilaç ve
periyodik uygulama gerekir. |
 |
|
| Oryantal
Hamamböceği |
Oval biçimli, parlak siyah ve
çok koyu
kahverengindedirler. Çoğalmaları ise amerikan hamamböceği gibidir.
Anavatanları Asya olup buradan tüm dünyaya
yayılmıştırlar.
25-30 mm boyundadırlar.
Erkeklerin kısa, kahverengi kanatları işlevsel olup
dişilerin ise körelmiştir.Dişileri oval, erkekler ise daha ince
yapıdadır. Halk arasında karafatma olarak
da tabir edilirler. Bu haşere türleri bodrum, bina boşlukları,
lağımlarda ve ev içlerinde yuvalarını yaparlar. Ömürleri 6 ay kadardır.
Her türlü gıda ve organik maddeyi yeme özelliğine sahiptirler. Her
türlü pisliği,mikrobu taşırlar ve bulaştırırlar.
Bu böcekler gıda, su
ve sıcağa duydukları ihtiyaçtan dolayı insanların yaşadığı her alanda
görülürler. Özellikle evlerde ilk yerleşecekleri mekanlar mutfak ve
banyolardır. Bu haşere türü zamanın büyük bir bölümünü yuvalarında
geçirir. Karanlığı severler bu nedenle geceleri ortaya çıkarlar.
Dirençlidirler. Bilinçsizce yapılan amatör mücadelede ilaçlara karşı
çok çabuk direnç kazanırlar. Bu böcekler gıda zehirleri, verem, hepatit
gibi hastalıkların mikroplarını taşır ve bulaştırırlar. |
 |
|
| Tahtakurusu |
Heteroptera
(yarım kanatlılar) takımının cimicidae ailesindendirler. Yaklaşık 75
değişik
türleri olmasına karşın bizi en çok ilgilendiren "cimex Lectularius"
türüdür. İnsan, memeli hayvan ve kuşların kanlarını emerek beslenirler.
Erişkinleri 4-5 mm uzunluğunda, yassı oval ve kızıl
kahverengindedirler. İtici bir koku salgılarlar. Emdikleri kanı
sindirmeleri günlerce sürebilir ve bir kez beslenen tahtakurusu
gerektiğinde bir yıl beslenmeden yaşayabilir. Tahtakuruları ısırdıkları
yerde kızarıklık, kabartı ve kaşıntıya neden olurlar. Bulaşıcı hastalık
taşımazlar. |
 |
|
| Kene |
Kene eklem bacaklıların
örümceğimsiler sınıfından kan emici ve gözsüz bir dış parazittir.
Özellikle göçmen kuşlarla hastalıkları yayıldıkları bilinmektedir.
İnsan, koyun, köpek, kedi, deve gibi canlıların derilerine yapışarak
kanlarını emer. "Asıl kene" olarak
bilinir.
Yumurta
ile çoğalır. Dişi yumurtalarını yaprak, çöp veya hayvan kılları arasına
bırakır. Larvalar genellikle kertenkeleler
üzerinde, erginler ise insan, koyun, sığır, köpek gibi memeliler
üzerinde parazit yaşarlar.
Vücutları başla kaynaşmış
bir göğüs ve torba biçimli dişi 11-12 mm'ye
kadar sişer. Erginlerinde dört çift bacak bulunur. Bacakların uçlarında
çengeller ve vantuzlar vardır. Deriye rahatça yapışarak hortumlarıyla
kan emerler. İyice şiştikten sonra kendilerini yere atarak
konaklarından uzaklaşır, ot veya ağaçlara tırmanırlar. Ön ayaklarının
uçları dokunma ve koku alma için özelleşmiştir. Ormanlarda bulunduğu
ağacın altından bir hayvan geçtiği takdirde üzerine düşüp derisine
yapışır ve etine hortumunu sokarak kanını emer.
Bugün 889 kene
türü bilinmektedir. Kenelerin hepsi zararlı, parazit ve kör değildir.
Sığır ve köpek
kene türleri gözlüdür. İnsan ve ehil hayvanlarda parazit yaşayanlar
çeşitli hastalık mikroplarını bulaştırdıklarından sağlık bakımından
zararlıdır ve birçok bakteri de üretmektedir.
Kene tedavisi çok zor
olan, sonucu ölüme kadar varabilen son derece tehlikeli hastalıklar
taşır. Keneler virüs, bakteri ile protozoon ve Rickettsia adlı
parazitleri taşıyabilirler ve bu ciddi enfeksiyon etkenlerini kanını
emdikleri insan ve hayvanlara aktarırlar.
!! Sağlık Bakanlığı'nın kene ve Kırım Kongo
kanamalı ateş hastalığı hakkındaki bilgilendirici
sayfasına ulaşmak için tıklayın.
|
 |
|
| Pire |
Siphonaptera takımını
oluşturan küçük,kanatsız
ve kan emerek beslenen böceklerdir. Sıcak ve ılıman iklim bölgelerini
çok severler. Özel vücut yapıları sayesinde insan, memeli hayvanlar ve
kemirgenlerin derilerine yapışarak kanlarını emerler ve konak
değiştirirken birçok tehlikeli hastalığın taşınmasına neden olurlar.
Erişkinlerin vücut uzunlukları 1-10 mm arasında değişir. Yaşam süreleri
birkaç hafta ile bir yıl arasındandır.
Güçlü bacakları sayesinde
boylarının 200 katını aşan mesafelere sıçrayabilir. Uzun bacaklı ve
yassı vücutlu bu asalak yumurta, larva, pupa ve erişkin döngüsü ile
çoğalır. Pupalar içinde olgunlaştıkları kozadan çıkar çıkmaz hemen
tutunabilecekleri bir memeli veya kuş bulurlar. Bazı pireler tek bir
konak türünde yaşadıkları gibi bazı türleri değişik konaklarda
yaşayabilir.
Vebanın insanlara bulaşmasında baş rol oynayan pireler
(Xenopsylla cheopsis) ortaçağda Avrupa nüfusunun yaklaşık dörtte
birinin ölümünden sorumludur. Vebanın bulaştığı kemirgenler (özellikle
fareler) dayanıklı değildir ve çabuk ölürler. Ölen konaktan ayrılan
pireler rahatlıkla insanlara ulaşarak bu hastalığı taşıyabilirler.
Pireler veba'nın yanı sıra tifus ve tularemi hastalıklarını da
bulaştırır. |
 |
|
| Bit |
Phthiraptera takımından
yaklaşık 3300 değişik
türü olan, küçük, kanatsız, yassı ve renkleri kirli beyazdan-siyaha
varan asalaklardır. Çin'de insan bitinin de bulunduğu Anoplura alt
takımı üyeleri emicidirler ve sadece memelileri konak olarak seçen bu
alt takıma "gerçek bitler" de denilmektedir. İnsan vücut bitlerinin
dışında tüm bitler, hayat evrelerinin tamamını konakladıkları canlının
vücudunda geçirirler. Sadece vücut biti giysi kıvrımlarında barınır.
Dişi bit sirke denilen yumurtalarını, tek tek veya topaklar halinde
saç, tüy ve kıl diplerine bırakırlar. Tek bir dişi bit iki ay
içerisinde 5000 yumurta bırakabilir. Bitler genellikle yaşadıkları
konakları değiştirmezler. Özellikle evcil hayvanlarda aşırı çoğalmaları
halinde hayvanın derisini tahriş ederek yaraların açılmasına ve
sekonder enfeksiyonlara neden olurlar. İnsanda en çok görülen bit türü
Pediculus humanus'tur. Vücut üzerinde yaşadığı bölgeye göre de değişik
isimler alır.
Baş biti (Pediculus humanus capitis), vücut biti
(Pediculus humanus humanus), kasık biti (Pediculus humanus pubis)
şeklinde adlandırılırlar. Bitlenme şiddetli kaşıntı ve derinin tahrişi
sonucu açılan yaralarda sekonder enfeksiyonlara, özellikle çocuklarda
impetigo denilen iltihaplı deri hastalığına yol açar. Ayrıca vücut biti
tifus, siper humması reccurent humması gibi hastalıklara neden olan
mikroorganizmalarında taşıyıcısıdırlar. |
 |
|
| Deri
Böceği |
Ergin deri böceği 7-9 mm
boyunda, olgun larva
ise 11-13 mm boyundadır. Larvanın gövdesi sarımsı kahverenkte vücut
kıllarıyla kaplıdır.Vücudunun sonunda uzun bir kıl demeti bulunur.
Kışı ergin olarak genelde ağaç kabukları altında geçirirler. Mayıs veya
haziran aylarında uçarak depo etrafına yumurtalarını bırakırlar. 10-15
günde açılan yumurtalardan çıkan larvalar etraftaki gıdalarla
beslenirler. Pupa olmak için gıda ortamı, hatta tahta veya kurşun
aksamında delik açarak pupa yeri hazırlarlar. 18-20 C'de yumurtadan
ergine kadar 40-50 gün geçer. Yılda 1-5 defa döl verir. Ergin deri
böceğinin ömrü bir yıldır.
Bu larvalar peynir, et ve salamı besin olarak tercih ederler. Ancak
aynı cinse bağlı Dermestes maculatus türleri deri ve kürk depolarında
önemli derecede zarar yapabilirler. |
 |
|
| Halı
Böceği |
Ergin
halı böceği 3-5 mm
boyunda, olgun larva ise 7-8 mm boyundadır. Gövdesinin üzeri sert ve
koyu kahverengi kıllarla kaplıdır. Yumurtalar 6-11 günde açılır.
Erginler 35-40 gün yaşar.
Larva dönemi besin durumuna göre 260-640 gün
arasında değişir. Larvalar yün, ipek ve bunlardan imal edilmiş elbise,
kürk, deri, kıl, tüy, ölü böcek, kitap ve süttozu ile beslenirler. Bu
tip eşya ve yiyeceklerin olduğu depolarda sık rastlanır. |
 |
|
| Tesbih
Böceği |
Bodrumlarda
ağaç kabukları
altında rutubetli yerlerde yaşar, kendisini küre şekline getirebilir.
Uzunluğu 2 cm kadardır. Rutubetli ve sebze artığı olan her türlü yerde
yaşar, mahzen ve bodrum gibi yerleri severler. Saksı
bitkilerine zarar verirler. |
 |
|
| Karasinek |
Bu
zararlılar ev sineği
(musca domestica) olarak bilinirler. Diptera (çift kanatlılar )
muscidae ailesindendirler. Yerleşim yerlerinde ve hemen hemen her
yerinde bulunurlar. Çöpler ve çürümekte olan organik atıklarla
beslenirler.
Ağız yapıları sokma-ısırma niteliği taşımadığı için
yalayıcı-emici özellikte gelişmiştir. Bu nedenle insan ve memelileri
sokmamakla birlikte bacakları ve vücutları aracılığı ile binlerce hatta
milyonlarca zararlı madde ve mikroorganizmayı insanların yiyecek
içeceklerine bulaştırmak suretiyle birçok hastalığın taşınmasında
önemli rol oynarlar. |
 |
|
| Tatarcık |
Diptera
(çift kanatlılar)
takımının "phlebotamidae" ailesindendirler. Tüm sıcak ülkeler ve
Akdeniz ikliminde bol miktarda bulunurlar sadece dişi cinslerinin kan
emdiği bu sineklerin erişkinleri sivrisineği andırırlar. İyi uçucu
olmadıklarından dolayı üredikleri alandan fazla uzaklaşamazlar.
Çoğunlukla gündüzleri kuytu yerlerde saklanarak geceleri ortaya çıkar
ve soktukları yerde şiddetli ağrı, kızarıklık ve kaşıntıya neden
olurlar. Tatarcıkların dişileri genelde birkez yumurtlar ve ölürler.
Ancak bu evrimi birkaç kez yineleyeni de vardır. Yumurta ve larvalar ya
sulu organik atıklarda yada bataklılarda gelişirler. Şark çıbanı,
kala-azar ve tatarcık humması gibi hastalıkların insanlara taşınmasında
aktif rol oynarlar. |
 |
|
| Sivrisinek |
Sivrisinekler
"Virüs
Ansefaliti" ve sıcak bölgelerde görülen "filariazis" hastalıklarının
taşıyıcılarıdır. İstirahat halindeyken gövdeleri dinlenme yüzeyine
paralel, hortumları aşağı yönde eğiktir.
Kanatları tek renktir. Temiz
yada kirli tüm tatlı sulara yumurta bırakırlar. Yumurtalar kümeler
halinde yüzerler. Larvaları su yüzeyinde 45 derecelik bir açı ile baş
aşağı olarak asılırlar. Yaşam siklusları 10-14 gündür. |
 |
|
| Güve |
Kelebeğin
vücudu ve
kanatları homojen olarak parlak altın renginde, kanat açıklığı 13 mm,
olgun larvanın boyu da 13 mm'dir. Dişi kelebek yumurtalarını gıda
ortamına yapıştırarak tutturur. Larvalar kendilerine bir kokon örerek
içerisinde beslenirler. Gıda bitince tekrar bir tüp daha örerek orada
beslenmeye devam ederler. Bu tüpler elbiselerin yaka altı, dikiş
araları, koltuk altı vb. yerlerde bulunur ağların varlığı ile
içerisinde güve olduğu anlaşılmaktadır.
Larvalar yün, ipek, kürk, deri
gibi materyalleri ve mobilya döşemelerini yiyerek önemli zararlara
neden olurlar. Uygun olmayan ortamda kokon içerisinde 8-24 ay uyur
halde kalabilirler. Uygun koşullarda larva dönemi 30-35 günde
tamamlanır. Pupa dönemi yazın 8-10 gün, kışın 21-28 gün sürer. Isıtılan
binalarda yılda 3-4 döl, ısıtılmayanlarda 1 döl verir. |
 |
|
| YabanArıları |
Yaban
arıları ısırmaları ve
insanlarda alerjik reaksiyonlara neden olarak zarar verirler. Yaban
arıları ağaç dallarında ve fundalıklarda binaların tavan aralarında
veya yer altında yuva yaparlar.
Yaban arıları ile mücadelede bu hayvanları çekici yiyeceklerin ve su
birikintilerinin ortadan kaldırılması önemlidir. Mekanik olarak
tuzaklar içerisine çekici yemler konarak arıların buraya girmesi
sağlanır ve girdikleri zaman çıkamazlar. Kimyasal mücadelede
yuvaları ilaçlanır. İlaçlamanın, yaban arılarının içeride
bulunduğu zaman
yapılması çok önemlidir. |
 |
|
| Ev
Faresi |
3 cm
civarında boyları
vardır ve fındık faresi olarak da anılırlar, renkleri genelde gridir,
büyük kulakları, küçük gözleri ve burunları vardır. Pislikleri siyah
pirinç büyüklüğünde ve ovaldir. Pisliğini etrafa saçar, yuvasını gıda
merkezlerine yakın oyuk ve boşluklarda yapar, ev ve iş yerlerine
yerleşir, çok iyi tırmanıcı ve sıçrayıcıdırlar.
Çok çabuk ürerler,
gebelikleri 18-21 gün sürer ve her seferinde 5-8 arası yavru yaparlar.
Yılda 5-10 döl verir. Çok güçlü koku duyuları vardır. Yetişkin bir ev
faresi 0.5 cm delikten geçer ve 4 metre yüksekten atlayabilir. |
 |
|
| Lağım
Faresi |
Ergin
lağım faresi kuyruğu
hariç 18-25 cm boyunda ve 200-600 gr ağırlığındadır. Küt burunlu, küçük
kulak ve gözlere sahip, kaba tüyleri kahverengi siyah karın bölgesi gri
beyaz arası bir renktedir. Lağım fareleri daha çok kanalizasyon
sistemi, binaların bodrum ve alt katları ile depolarda, bina dışında
ise nehir kenarlarında, yol boyunca toprak altında, çöp yığınları ve
beton altında yuva yaparlar.
Erginlerin dışkıları iki ucu küt kapsül
şeklinde ve 20 mm kadar uzunlukta olabilir. 2-5 ayda ergin hale gelir,
bir yıl yaşarlar. Gebelikleri 3 hafta sürer. Bir keresinde 7-8 yavru
doğurur ve yılda 3-6 döl verebilirler. Güçlü koku ve işitme duyularına
sahiptirler. 12 mm'den büyük aralıktan kolayca geçebilir, 15 metre
yükseklikten atlayabilirler.
Kemirmeyi severler ve en çok elektrik
kablolarını kemirdiği için de sık sık yangınlara sebep olurlar. |
 |
|
| Çatı
Faresi |
Ergin
çatı faresi, kuyruğu
hariç 16-21 cm boyunda ve 80-300 gr ağırlığındadır. Sivri burunu, iri
kulak ve gözleri olup, kahverengi veya siyah tüylere sahiptir, çok iyi
tırmanıcıdırlar. Bina içleri ve altında, çatısında, çöp ve odun
yığınları içinde yaşarlar. Erginlerin dışkıları lağım faresinin dışkısı
gibi fakat sivri uçludur.
Çatı fareleri 4 ayda ergin hale gelir ve 12
ay yaşarlar. Bir keresinde 4-8 yavru doğurur ve yılda 6 döl
verebilirler. 12 mm'den büyük aralıktan kolayca geçebilirler.
Fareler leptospiroz, selmonella, bruselloz, kuduz ve şap gibi bir
çok hastalık ve mikrobu yayarak büyük tehlike teşkil ederler. |
 |
|
| Akrep |
Kıskaçları
ve uzun
kuyrukları ile kolaylıkla tanınabilirler. Akrepler kızdırıldığı zaman
zehirli iğnelerini insanlara batırırlar. Akrepler geceleri hareket eder
gündüzleri ise taşların altında, ağaç kovuklarında, molozlarda, tavan
aralarında ve evlerin alt kısımlarında saklanır.
Akrepler böcek,
örümcek, kırkayak ve kara tespih böcekleriyle beslenirler. Çoğunlukla
karnivordur, pek azı bitki öz suyu ile beslenirler. Bazılarının bir yıl
kadar açlığa dayandıkları tespit edilmiştir. Kurak yerlede ve özellikle
sıcak bölgelerde bulunurlar. Birçoğu toprakta derinlere iner ve yuva
yaparlar. Vücutları oransal olarak büyük olmalarına rağmen yassı
yapılarından dolayı dar aralıklardan geçebilirler.
Akrepler
yumurtlamaz, bunun yerine canlı yavrular doğururlar, yavru doğumdan
sonra bir süre annenin sırtında taşınır.
Mücadelede saklandıkları alanın yok edilmesi büyük önem taşır.
Akreplerin sakladığı klozetler, boru giriş yerleri, tavan araları,
bodrum katları gibi yerler, dışarıda taş yığınları ve odunluklar
ilaçlanmalıdır.
Ayrıca akrep sokmalarından korunmak için yatarken
tavandan düşmelere karşı cibinlik kullanılabilir. |
 |
|
| Karınca |
Sosyal
yaşayan, yapıları ve
görevleri ile farklı sınıflardan topluluk oluştururlar. En
kalabalık sınıf işçi kısmıdır. İşçilerin eşeysel organları
körelmiştir.
Besin sağlama, yuva yapma, savunma ve yavru bakımı gibi
işlevleri yerine getirirler. Kraliçenin ise eşeysel organları oldukça
gelişmiştir. Sadece yumurta bırakırlar. Çiftleşme döneminde kanatlı
olmaları ile işçilerden ayrılırlar.
Bazıları 15-20 yıl yaşamaktadırlar.
Erkekler, işçi ve kraliçeden belirgin olarak ince yapılı
olmaları ile ayrılır. Kanatlarını atmazlar, çiftleşmeden
hemen sonra yuvadan uzaklaşan erkekler birkaç gün içerisinde ölürler.
Kraliçe yumurtalarını martta bırakmaya başlar. Eylülde yumurta
bırakma durur.
Bir çok tür besin depo eder ve özellikle tahıl tanelerini yuvalarına
taşırlar. Evlerde istenmeyen görüntüler oluşturdukları için mücadele
yapılmalıdır. Mücadele yuvalarının tahrip edilmesi, kraliçenin
bulunması ve elimine edilmesidir.
Karıncalar kış süresince görüldükleri
takdirde, iç mekanlarda yuva yaptıkları düşünülmelidir. Yazın dış
mekanlarda yuva yapmayı tercih ederler. Kimyasal olarak halk sağlığı
alanında kullanılan Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsatlı insektisitlerin
kullanılması tavsiye edilmektedir. |
 |
|
| Gümüş
Böceği |
Gövdesi
7-10 mm boyundadır.
Erginin üst kısmı gümüş renkte pulcuklarla kaplıdır. Yumurtadan yeni
çıkmış yavrular beyaz renktedir. Bir dişi 100 kadar yumurta bırakır,
hayat devresi bir yılda tamamlanır, erginler 2-3 yıl yaşar.
Un
fabrikaları ve depoları, kütüphane, ev ve kağıt depolarında
sık rastlanan böceklerdir. Nemli sıcak ve loş yerleri severler, şekerli
, unlu maddelerle, kağıt ve kağıt ürünleriyle beslenirler. Pamuk,
naylon, kitap ciltleri, duvar kağıtları, nişastalı materyallerle
beslenirler.
Raflar, dolapların arka kısımları, su borusu geçen yerler, klozet, kapı
ve pencere çevresi, kağıt materyal bulunan odalar özellikle
ilaçlanmalıdır. |
 |
|
| Yılan |
Genel
olarak fare gibi
kemiricilerle, küçük sürüngenlerle, kertenkelelerle ve böceklerle
beslenirler. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Çok hızlı
hareket edebilirler ve ağaçlara da tırmanabilirler. Gündüzleri aktiflik
gösterirler. Ekimle nisan ayı arasında kış uykusuna yatarlar. Haziran
ve temmuz aylarında yumurtlamaya başlayan bu hayvanların dişileri bir
defada 10 kadar yumurta bırakabilirler.
Kuru yerlerde, çalılık ve taşlık alanlarda yaşarlar. Tarlalarda,
bahçelerde ve ev yakınlarında görülürler. Bitki örtüsünün seyrek
olduğu, kurak yerlerdeki taşlık ve çalılık yerlerde, evlerin yakınında,
tavan aralarında yaşarlar. Toprak evlerin çatılarında da görülürler.
Rahatsız edildiklerinde yada
kendilerini korumak için saldırabilirler. Mücadelesinde yaşam alanları
yok edilmelidir.
|
 |
|
| Tahtakurusu |
Ev
içerisinde köşelerde ve
sundurmalarda göz zevkini bozan ağlar örerler, örümcek ağlarının
şekilleri türlere göre değişir. Bazı zehirli türler dışında bir zararı
yoktur.
Latrodectus mactans (Kara dul örümceği) zehirli türdür. Örümcek
ağları sürekli temizlenmelidir. Ayrıca mayıs ayına kadar yapılacak
birkaç ilaçlama ile sayıları önemli ölçüde azaltılabilir. |
 |
|
| Kulağa
Kaçan |
Genelde
nemli ve yağmurlu
zamanlarda evlere akın ederler. Bilinenin aksine zararsızdırlar. Ev
duvarlarındaki çatlak ve yarıklardan, yürüme yolları ve garajdan,
etraftaki sarmaşık tipi bitkilerden içeri girmektedir.
Ev etrafındaki
bitki atıkları, taş yığınları gibi rutubet oluşturacak alanlar imha
edilmelidir. |
 |
|
| Salyangoz |
Sularda
ve nemli çayırlarda
yaşayan, değişik ebat ve şekillerde çok değişik türleri vardır. Kabuklu
bir türdür. Gezdikleri yerlere sıvılarını bulaştırır. Bitkileri yiyerek
yaşamları sürdürürler. Küçük türleri çoğu kez bahçelerde süs
bitkilerini sararak kurumasına sebebiyet verirler.
İnsan barsaklarında yaşayan ve halk arasında barsak kurtları adı
verilen ve çok çeşidi olan bu canlıların bazılarına ara konakçılık
yaparak insanlara yayılmasında rol oynarlar.
Bahçe ve çimenlik alanlarda özel yem şeklinde hazırlanmış mollusisit
grubu ilaçları atmak sureti ile kolayca mücadele etmek mümkündür. |
 |
|
| Kırkayak |
Genel
olarak katlarda,
balkonlarda, bodrumlarda, rutubetli ortamlarda, yaprakların altında ve
gübrelik alanlarda yaşarlar. Boyları 3 ile 7 cm arasında değişmektedir.
Sıcak, nemli ve saklanabilecekleri yerleri tercih ederler. Yumurtadan
çıktıktan sonra ergin hale gelmeleri 75 -150 gün arasında
değişmektedir.
İç ve dış alanlarda
yuvaları, yaşam alanları tespit edilmeli ve periyodik olarak ilaçlama
yapılmalıdır.
|
 |
|
| Çekirge |
Boyları
2,5 - 3,5 cm
arasında değişen siyah veya kahverengi olan çekirgelerin
kalın, köşeli gövdesi ve zıplamasını sağlayan uzun bacakları
vardır. Genellikle dış alanlarda yaşayan çekirgeler, beslenme ve
sığınma amaçlı olarak iç alanlarada girmektedirler.
Işık tarafından
çekilebilen çekirgeler açık camlardan, bina duvarlarındaki çatlak ver
deliklerden bina içerisine girerler. Özellikle kirli giysilere beslenme
amaçlı zarar verdikleri bilinmektedir. Yaşam alanları ekili araziler,
ağaçlık alanlar, bina yakınlarındaki uzun otlar ve sarmaşık gibi yoğun
bitkilerin araları, keresteler ve taş yığınlarıdır.
Çekirgelerle mücadelede
önemli noktalardan birisi bina yakınlarındaki yaşam alanları yok
edilmesi ve ilaçlanmasıdır.
|
 |
|
| Ağaçkurdu |
Eski
tahta eşyalara, ağaç
pencere, kapı, mobilyalara yerleşerek dehlizler açarak ilerlerler.
Büyük toplu iğne başı büyüklüğündeki ağaç kurtları genellikle
kahverengidirler.
Kemirdikleri ağaçların tozları dökülür ve ölen ağaç
kurtları mobilyaların altına düşer. Mobilyaların iç aksamında
yuvalanırlar.
Profesyonel haşere kontrol
servisimiz özel formülasyonlar kullanılarak yok edebilmektedir.
|
 |
|
| Çiyan |
3-10
cm arası büyüklükte 2-8
mm eninde yassı gövdesinde 17 çift anteni bulunan zehirli bir
haşeredir. Evlerin loş,nemli ve karanlık bölgelerinde, taşların altında
ve karanlık yerlerde yaşarlar.
Geceleri böcek ve solucanlar ile
beslenirler ve insanlara saldırmazlar. Terlik ve ayakkabı giyerken veya
çıplak ayakla dolaşırken sokabilirler. Isırdıkları yerde koyu renkli
iki adet iz görülür ve örümcekteki gibi zehirlenme belirtileri görülür.
Isırdıkları yer hemen
temizlenmeli gerekirse biraz kanatılmalı ve hemen bir sağlık kurumuna
başvurulmalıdır.
|
 |
|
|
|
| |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|